Türkiye Beşeri Coğrafyası

Türkiye coğrafyasına dair tüm kazanımların üst düzey bir sentezidir. Ülkenin jeolojik yapısı, iklimi ve bitki örtüsü gibi fiziki sistemlerinin; nüfus dağılışı, yerleşme dokusu, tarım, sanayi ve ulaşım gibi beşeri sistemlerle olan karşılıklı etkileşimini bütüncül bir bakış açısıyla inceler. Türkiye’nin bölgesel coğrafi karakterini ve mevcut coğrafi potansiyelinin ekonomik kalkınmadaki rolünü akademik bir derinlikle sentezler.


VIZEFINALBÜTÜNLEME
2024-20252024-20252024-2025
2023-20242023-20242023-2024

TÜRKİYE BEŞERİ COĞRAFYASI (ÜNİTE 1-7) DERS NOTLARI

Ünite 1: Türkiye’de Nüfusun Tarihsel Gelişimi

Türkiye’de nüfus sayımları, devletin vergi ve asker toplama ihtiyacıyla başlamış, modern dönemde ise planlama aracı haline gelmiştir.

  • Osmanlı Dönemi: İlk modern nüfus sayımı 1831 yılında II. Mahmut döneminde yapılmıştır (Sadece erkekler ve hayvanlar sayılmıştır).
  • Cumhuriyet Dönemi: İlk genel nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır (Nüfus yaklaşık 13.6 milyondur). 1935-1990 arası her 5 yılda bir, 1990’dan sonra her 10 yılda bir yapılması kararlaştırılmış; 2007 yılında ise ADNKS(Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi) ile modern dijital sisteme geçilmiştir.
  • Nüfus Artış Hızı: Türkiye tarihinde nüfus artış hızının en düşük olduğu dönem 2. Dünya Savaşı yıllarıdır (1940−1945). En yüksek olduğu dönem ise sağlık hizmetlerinin geliştiği ve doğum oranlarının arttığı 1955−1960 dönemidir. Günümüzde nüfus artış hızı düşme eğilimindedir.

Ünite 2: Nüfusun Yapısı (Yaş, Cinsiyet, Eğitim)

Bir ülkenin kalkınma potansiyelini belirleyen en önemli unsur nüfusun niteliğidir.

  • Yaş Yapısı: Türkiye, geleneksel olarak “genç nüfuslu” bir ülke olsa da, son yıllarda nüfus yaşlanması sürecine girmiştir. Doğum oranlarının düşmesiyle nüfus piramidinin tabanı daralmaya başlamıştır.
    • 0−14 yaş: Çocuk nüfus (Bağımlı).
    • 15−64 yaş: Çalışma çağındaki nüfus (Aktif).
    • 65+ yaş: Yaşlı nüfus (Bağımlı).
  • Cinsiyet Yapısı: Genel olarak kadın ve erkek nüfus dengelidir. Ancak göç veren yerlerde (Doğu Anadolu) kadın nüfus, göç alan sanayi şehirlerinde (Marmara) erkek nüfus oranı daha yüksektir.
  • Eğitim Durumu: Cumhuriyetin ilk yıllarında okuryazarlık oranı %10 civarındayken, günümüzde bu oran %97’nin üzerine çıkmıştır. Kadın okuryazarlığı ile doğurganlık hızı arasında ters orantı mevcuttur.

Ünite 3: Nüfusun Dağılışı ve Yoğunluğu

Türkiye’de nüfus mekâna homojen dağılmamıştır. Dağılışı belirleyen doğal ve beşeri faktörler vardır.

  • Nüfus Yoğunluğu Türleri:
    1. Aritmetik Nüfus Yoğunluğu: Yu¨zo¨lc¸​u¨mu¨Toplam Nu¨fus​. Türkiye ortalaması 110 kişi/km2civarındadır (En yüksek Marmara, en düşük Doğu Anadolu).
    2. Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu: Tarım AlanlarıToplam Nu¨fus​. Tarım arazilerinin kısıtlı, nüfusun fazla olduğu yerlerde yüksektir.
    3. Tarımsal Nüfus Yoğunluğu: Tarım AlanlarıC¸​iftc¸​i Nu¨fusu​. Yer şekillerinin engebeli olduğu (makine kullanımının zor olduğu) Karadeniz ve Doğu Anadolu’da yüksektir.
  • Dağılışı Etkileyen Faktörler: Kıyı kuşağı, iklimin elverişliliği ve ulaşım kolaylığı nedeniyle iç kesimlere göre daha yoğundur. Sanayi, ticaret ve tarım imkanları nüfusun odak noktalarını (İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana) belirlemiştir.

Ünite 4: Türkiye’de Göç Hareketleri

Göç, Türkiye’nin beşeri coğrafyasını şekillendiren en dinamik süreçtir.

  • İç Göçler: 1950’li yıllarda tarımda makineleşme ile başlamış; kırdan kente doğru büyük bir akın yaşanmıştır. Günümüzde göçün yönü daha çok “kentten kente” ve “emeklilik sonrası kentten kıra” (tersine göç) şeklindedir.
    • İtici Faktörler: Tarımda makineleşme, miras yoluyla toprakların parçalanması, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği.
    • Çekici Faktörler: İş imkanları, eğitim kalitesi, sosyal olanaklar.
  • Dış Göçler: 1960’larda Avrupa’ya (başta Almanya) giden işçi göçleri, 1980 sonrası beyin göçü ve son yıllarda komşu ülkelerden (Suriye, Afganistan vb.) gelen sığınmacı göçleri en önemli başlıklardır.

Ünite 5: Kırsal Yerleşme Coğrafyası

Yerleşmeler sürekliliklerine ve dokularına göre sınıflara ayrılır.

  • Sürekliliğine Göre Kırsal Yerleşmeler:
    1. Kalıcı Yerleşmeler: Köy, Mezra, Divan, Mahalle ve Çiftlik. Ekonomik faaliyet tarım ve hayvancılıktır.
    2. Geçici Yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam ve Dalyan. Temel amaç hayvancılık veya mevsimlik balıkçılıktır.
  • Dokularına Göre:
    • Toplu Yerleşmeler: Suyun az olduğu iç bölgelerde (İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu) evler birbirine yakındır.
    • Dağınık Yerleşmeler: Suyun bol, arazinin engebeli olduğu yerlerde (Karadeniz) evler birbirinden uzaktır.
  • Mesken Tipleri: İklim ve jeolojiye göre şekillenir. Karadeniz’de ahşap, İç Anadolu’da kerpiç, Akdeniz ve Doğu Anadolu’da taş evler hakimdir.

Ünite 6: Kentsel Yerleşme Coğrafyası

Türkiye’de 1950’den sonra şehirleşme hızı, sanayileşme hızını aşarak “gecekondu” gibi plansız şehirleşme sorunlarını doğurmuştur.

  • Şehirlerin Sınıflandırılması:
    • Nüfuslarına Göre: Küçük, orta, büyük ve metropol şehirler.
    • Fonksiyonlarına Göre: Sanayi (İzmit), Ticaret (İstanbul), İdari (Ankara), Tarım (Rize), Turizm (Antalya), Liman (Mersin) şehirleri.
  • Urban Sprawl (Kentsel Saçaklanma): Şehrin çevredeki verimli tarım alanlarını ve ormanları yutarak kontrolsüzce büyümesi.
  • Kentsel Dönüşüm: Deprem riski ve köhneleşmiş alanların modernleştirilmesi amacıyla yürütülen güncel süreçtir.

Ünite 7: Ekonomik Faaliyetlerin Beşeri Boyutu: Tarım

Türkiye’de tarım sadece bir üretim biçimi değil, nüfusun önemli bir kısmının yaşam tarzıdır.

  • Arazi Kullanımı: Türkiye’de toprakların yaklaşık %30’u tarım alanıdır. Ancak miras hukuku nedeniyle tarım arazilerinin küçük parçalara bölünmesi en büyük yapısal sorundur.
  • İşgücü: Tarımda çalışan nüfus oranı Cumhuriyetin başında %80’lerdeyken, günümüzde %15’lere gerilemiştir. Ancak üretim miktarı teknoloji sayesinde artmıştır.
  • Beşeri Müdahaleler: Sulama projeleri (GAP, KOP) beşeri coğrafyayı değiştirmiştir. Örneğin GAP ile Güneydoğu Anadolu’da geleneksel hayvancılık ve kuru tarımdan, endüstriyel bitki üretimine (pamuk) geçilmiş; bu durum mevsimlik işçi göçü örüntülerini değiştirmiştir.

TÜRKİYE BEŞERİ COĞRAFYASI (ÜNİTE 8-14) DERS NOTLARI

Ünite 8: Türkiye’de Sanayi Coğrafyası

Sanayi, Türkiye ekonomisinin motor gücü olup, yer seçimi tesadüfi değildir; hammadde, ulaşım, pazar ve sermaye gibi faktörlerin bir fonksiyonudur.

  • Tarihsel Süreç: Cumhuriyetin ilk yıllarında devlet eliyle kurulan şeker ve dokuma fabrikalarıyla başlayan süreç, 1950 sonrası özel sektörün katılımıyla ivme kazanmıştır. Günümüzde sanayi, Marmara Bölgesi’nde (İstanbul-İzmit-Bursa hattı) aşırı yoğunlaşmış durumdadır (Agglomeration / Yığılma).
  • Sanayi Kollarının Dağılışı:
    • Gıda Sanayisi: Hammaddeye bağlılık nedeniyle Türkiye geneline en yaygın dağılan koldur (Şeker pancarı, unlu mamuller).
    • Otomotiv: Ulaşım ve pazar avantajı nedeniyle Marmara ve Ege’de (Bursa, İzmit, İzmir) toplanmıştır.
    • Demir-Çelik: Karabük ve Ereğli’de enerji kaynağına (taş kömürü), İskenderun’da ise ulaşıma (liman) bağlı olarak kurulmuştur.
  • OSB (Organize Sanayi Bölgeleri): Sanayinin disipline edilmesi, altyapı maliyetlerinin düşürülmesi ve çevre kirliliğinin kontrolü amacıyla oluşturulan özel mekânsal birimlerdir.

Ünite 9: Türkiye’de Ulaşım Coğrafyası

Ulaşım, beşeri ve ekonomik faaliyetlerin kan dolaşım sistemidir. Türkiye’nin topografik yapısı (dağların uzanışı), ulaşım ağlarının maliyetini ve yönünü doğrudan etkiler.

  • Karayolu: Türkiye’de yolcu taşımacılığının %90’ı, yük taşımacılığının %85’i karayolu ile yapılmaktadır. Bu durum “esneklik” sağlasa da yüksek maliyet ve trafik güvenliği riski taşır.
  • Demiryolu: Erken Cumhuriyet döneminde “milli ekonomi” için öncelikliyken, 1950-2000 arası ihmal edilmiştir. Son yıllarda YHT (Yüksek Hızlı Tren) projeleriyle Ankara merkezli bir omurga yeniden inşa edilmektedir.
  • Denizyolu: Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde dış ticaretin büyük kısmı deniz yoluyla yapılır. En büyük ithalat limanı İstanbul (Ambarlı), en büyük ihracat limanı İzmir ve Mersin’dir.
  • Havayolu: “Her ile bir havalimanı” politikasıyla iç hat yolcu trafiğinde devasa bir artış yaşanmış, İstanbul Havalimanı küresel bir aktarma merkezi (Hub) haline gelmiştir.

Ünite 10: Türkiye’de Enerji Kaynakları ve Jeopolitiği

Türkiye, enerji kaynakları bakımından “zengin ülkeler” ile “tüketici pazarlar” arasında stratejik bir Enerji Köprüsükonumundadır.

  • Fosil Kaynaklar: Linyit, Türkiye’nin en yaygın öz kaynağıdır ancak çevre kirliliği yüksektir. Taş kömürü sadece Zonguldak çevresindedir. Doğal gaz ve petrolde %90’ın üzerinde dışa bağımlılık söz konusudur.
  • Yenilenebilir Enerji: * Hidroelektrik: Yer şekilleri sayesinde potansiyel yüksektir (En çok Doğu Anadolu).
    • Güneş ve Rüzgar: Son yıllarda en hızlı büyüyen alanlardır (Ege ve İç Anadolu).
  • Enerji Koridorları: TANAP (Anadolu Geçişli Doğal Gaz Boru Hattı) ve TürkAkım gibi projeler, Türkiye’nin jeopolitik önemini pekiştiren beşeri yapılardır.

Ünite 11: Türkiye’de Ticaret Coğrafyası

Ticaret, üretim ile tüketim arasındaki mekânsal köprüdür.

  • İç Ticaret: Nüfusun ve sanayinin dağılışındaki dengesizlik nedeniyle çok canlıdır. Batı bölgeleri sanayi ürünü satarken, Doğu bölgeleri hammadde ve hayvansal ürün gönderir.
  • Dış Ticaret: * İhracat: En çok otomotiv, hazır giyim ve demir-çelik ürünleri satılır. En büyük pazarımız Almanya ve AB ülkeleridir.
    • İthalat: En büyük kalemler enerji (petrol, gaz) ve makinedir. Çin ve Rusya temel tedarikçilerdir.
  • Serbest Bölgeler: Gümrük vergisi avantajlarıyla ihracata yönelik üretimi teşvik eden özel ekonomik bölgelerdir (Örn: Mersin, İzmir, Antalya).

Ünite 12: Türkiye’de Turizm Beşeri Coğrafyası

Turizm, Türkiye’nin ödemeler dengesi açığını kapatan en stratejik sektördür.

  • Mekânsal Dağılım: Kıyı turizmi (Akdeniz ve Ege) lokomotif rolündedir. Ancak son yıllarda Turizm Stratejisikapsamında turizm iç kesimlere (Kapadokya, kültür turları) ve yaylalara (Karadeniz) yayılmaya çalışılmaktadır.
  • Beşeri Etki: Turizm, mevsimlik göç hareketlerini tetikler; yaz aylarında kıyı şehirlerinin nüfusu 5-10 katına çıkar. Bu durum kentsel altyapı üzerinde baskı oluşturur.
  • Kültürel Miras: Anadolu’nun binlerce yıllık yerleşme tarihi (Göbeklitepe’den Osmanlı’ya) inanç ve kültür turizminin temelini oluşturur.

Ünite 13: Bölge Kavramı ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

Türkiye’de bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmak için uygulanan makro planlardır.

Proje AdıKapsamıTemel Hedefi
GAP (Güneydoğu Anadolu)Sulama ve EnerjiTarımsal verim ve sanayi gelişimi
DOKAP (Doğu Karadeniz)Yayla Turizmi ve UlaşımEkonomik çeşitlilik ve altyapı
DAP (Doğu Anadolu)Hayvancılık ve TarımGelişmişlik farkını azaltma
ZBK (Zonguldak-Bartın-Karabük)Madencilik ve SanayiKömüre dayalı ekonomiyi modernize etme
KOP (Konya Ovası)Su YönetimiYer altı sularını koruma ve sulama

E-Tablolar’a aktar


Ünite 14: Türkiye’nin Beşeri Coğrafya Sorunları ve Geleceği

Beşeri coğrafyanın son ünitesi, mevcut yapının sürdürülebilirliğini sorgular.

  • Nüfus Yaşlanması: Doğum oranlarının düşmesiyle Türkiye “demografik fırsat penceresi”ni yavaş yavaş kapatmaktadır.
  • Beyin Göçü: Eğitimli ve nitelikli genç nüfusun yurt dışına yönelmesi, beşeri sermaye kaybına yol açmaktadır.
  • Kentsel Yığılma: İstanbul’un Türkiye nüfusunun yaklaşık %18’ini barındırması, hem güvenlik (deprem riski) hem de yaşam kalitesi açısından devasa bir sorun teşkil etmektedir.
  • Tarım Alanlarının Kaybı: Şehirleşme ve sanayileşmenin verimli tarım ovalarına (Örn: Bursa Ovası, Çukurova) doğru kayması, gıda güvenliğini tehdit etmektedir.

TÜRKİYE BEŞERİ COĞRAFYASI KAPSAMLI DENEME SINAVI

1. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk modern nüfus sayımı olan 1927 sayımı ile ADNKS (Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi) sistemine geçilen 2007 yılı kıyaslandığında, aşağıdakilerden hangisi bu süreçteki en belirgin değişimdir?

A) Nüfus artış hızının sürekli artması B) Kırsal nüfus oranının kentsel nüfusu geçmesi C) Nüfusun niteliğinin (eğitim, sağlık) artması D) Kadın nüfusun erkek nüfustan her zaman fazla olması E) Tarımsal nüfus yoğunluğunun azalması

Cevap: C Açıklama: 1927’den günümüze Türkiye nüfusu sadece sayıca artmamış, aynı zamanda okuryazarlık, ortalama yaşam süresi ve eğitim düzeyi gibi niteliksel özelliklerde büyük gelişim göstermiştir.


2. Türkiye’de nüfusun mekânsal dağılışını analiz ederken kullanılan “Aritmetik Nüfus Yoğunluğu” formülü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tarım AlanlarıToplam Nu¨fus​ B) Tarım AlanlarıC¸​iftc¸​i Sayısı​ C) Yu¨zo¨lc¸​u¨mu¨Toplam Nu¨fus​ D) Toplam Nu¨fusKentli Nu¨fus​ E) Toplam Nu¨fusC¸​alıs¸​an Nu¨fus​

Cevap: C Açıklama: Aritmetik yoğunluk, toplam nüfusun toplam yüzölçümüne bölünmesiyle bulunur. Türkiye’de bu yoğunluğun en yüksek olduğu yer Marmara Bölgesi (İstanbul), en düşük olduğu yer ise Doğu Anadolu (Tunceli) bölgesidir.


3. Türkiye nüfus piramidinin son yıllarda tabanının daralmaya başlaması, aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

A) Doğum oranlarının düşmeye başladığının B) Bebek ölüm oranlarının arttığının C) Ortalama yaşam süresinin kısaldığının D) Dış göçlerin arttığının E) Çalışma çağındaki nüfusun azaldığının

Cevap: A Açıklama: Piramidin tabanının daralması, yeni doğan çocuk sayısının azaldığını, yani doğurganlık hızının düştüğünü ve nüfusun yaşlanma sürecine girdiğini gösterir.


4. 1950’li yıllardan itibaren Türkiye’de yaşanan büyük çaplı “Kırdan Kente Göç” hareketinin en temel “itici” faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şehirlerdeki iş imkanlarının cazibesi B) Tarımda makineleşmenin insan gücüne ihtiyacı azaltması C) Şehirlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin kalitesi D) Kırsal alanlarda sanayi tesislerinin kurulması E) Turizm faaliyetlerinin çeşitlenmesi

Cevap: B Açıklama: Şehirdeki imkanlar “çekici” faktörken, kırsaldaki makineleşme, mirasla toprakların parçalanması ve altyapı yetersizliği “itici” faktörlerdir.


5. Karadeniz Bölgesi’nde su kaynaklarının bol, yer şekillerinin ise engebeli olması nedeniyle evlerin birbirinden uzak inşa edilmesiyle oluşan yerleşme dokusuna ne ad verilir?

A) Toplu Yerleşme B) Dağınık Yerleşme C) Çizgisel Yerleşme D) Dairesel Yerleşme E) Geçici Yerleşme

Cevap: B Açıklama: Dağınık yerleşmeler su sorunu olmayan ve engebeli arazilerde görülür. İç Anadolu gibi suyun az olduğu yerlerde ise “Toplu Yerleşme” hakimdir.


6. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de “geçici” kırsal yerleşmeler arasında yer alır ve genellikle hayvancılık faaliyetleri için kullanılır?

A) Köy B) Mezra C) Mahalle D) Yayla E) Divan

Cevap: D Açıklama: Yayla, kom, ağıl ve oba geçici yerleşmelerdir. Mezra, divan ve çiftlik ise genellikle kalıcı yerleşme statüsündedir.


7. Karabük ve Ereğli Demir-Çelik fabrikalarının bu şehirlerde kurulmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Pazar alanlarına yakınlık B) Hammaddeye (Demir madeni) yakınlık C) Enerji kaynağına (Taş kömürü) yakınlık D) İş gücü potansiyelinin fazlalığı E) İklim şartlarının uygunluğu

Cevap: C Açıklama: Demir-Çelik ağır bir sanayidir; hammadde Sivas-Divriği’den gelse de, demiri eritmek için gereken enerji (taş kömürü) Zonguldak havzasında olduğu için fabrikalar buraya kurulmuştur.


8. Türkiye’de yolcu ve yük taşımacılığında karayolunun %80-90 gibi çok yüksek bir orana sahip olması, ulaşım coğrafyası açısından ne tür bir risk oluşturur?

A) Ulaşım maliyetlerinin düşmesine neden olur. B) Dışa bağımlılığı (petrol) artırır ve trafik güvenliğini zorlaştırır. C) Demiryolu yatırımlarının artmasını sağlar. D) Şehirler arası ticareti yavaşlatır. E) Sadece kış aylarında sorun yaratır.

Cevap: B Açıklama: Karayolu bağımlılığı enerji maliyetini artırır, çevresel kirliliğe yol açar ve trafik kazası riskini yükseltir. Dengeli bir sistem için demiryolu ve denizyolu payı artırılmalıdır.


9. Türkiye’nin en büyük bölgesel kalkınma projesi olan GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) kapsamında, sulama imkanlarının artmasıyla üretiminde en büyük artış yaşanan sanayi bitkisi hangisidir?

A) Buğday B) Şeker Pancarı C) Pamuk D) Çay E) Tütün

Cevap: C Açıklama: GAP öncesi kuru tarım yapılan bölgede, sulama ile birlikte Şanlıurfa Türkiye’nin pamuk üretim merkezi haline gelmiştir.


10. “Bacasız Sanayi” olarak adlandırılan turizmin, Türkiye’nin ödemeler dengesi üzerindeki en önemli etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) İthalat giderlerini artırması B) Dış ticaret açığını kapatan önemli bir döviz girdisi sağlaması C) Kırsal nüfusu şehirlere göçe zorlaması D) Sanayi üretimini yavaşlatması E) Sadece yaz aylarında ekonomik canlılık yaratması

Cevap: B Açıklama: Turizm, Türkiye ekonomisinde “görünmeyen ihracat” olarak kabul edilir ve döviz açığının kapatılmasında hayati rol oynar.


11. Türkiye’de taş kömürü sadece Zonguldak çevresinde çıkarılırken, linyit kömürünün hemen hemen her bölgede bulunmasının temel nedeni nedir?

A) Linyitin daha değerli bir maden olması B) Taş kömürünün sadece kıyı bölgelerde oluşması C) Linyit yataklarının oluştuğu 3. Jeolojik Zaman arazilerinin Türkiye’de çok yaygın olması D) Linyitin çıkarılmasının daha kolay olması E) Taş kömürünün volkanik arazileri sevmesi

Cevap: C Açıklama: Türkiye genç bir oluşuma sahip olduğu için (Tersiyer/3. Zaman), bu dönemde oluşan linyit yatakları ülkenin dört bir yanına dağılmıştır.


12. Bir şehrin çevresindeki tarım ve orman alanlarını kontrolsüzce yutarak büyümesi ve bitişik yerleşmelerle birleşmesi durumuna ne ad verilir?

A) Kentsel Dönüşüm B) Kentsel Saçaklanma (Urban Sprawl) C) Kentsel Koruma D) Banliyöleşme E) Desantralizasyon

Cevap: B Açıklama: Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde görülen bu durum, verimli arazilerin kaybına ve altyapı sorunlarına yol açar.


13. ZBK (Zonguldak, Bartın, Karabük) Bölgesel Kalkınma Projesi’nin temel çıkış noktası aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yayla turizmini canlandırmak B) Modern tarım tekniklerini yaygınlaştırmak C) Madencilik ve ağır sanayiye dayalı ekonomiyi modernize etmek ve çeşitlendirmek D) Bölgedeki göçü tamamen durdurmak E) Sadece demiryolu ağını genişletmek

Cevap: C Açıklama: ZBK projesi, kömür ve çeliğe bağımlı olan bölge ekonomisini yeni sektörlerle güçlendirmeyi ve mevcut tesisleri modernize etmeyi hedefler.


14. Türkiye’nin dış ticaretinde en büyük paya sahip olan ve son yıllarda ihracat liderliğini koruyan sanayi kolu hangisidir?

A) Gıda B) Tekstil ve Hazır Giyim C) Otomotiv D) Kimya E) Mobilya

Cevap: C Açıklama: Türkiye’nin ihracatında motorlu kara taşıtları ve yan sanayisi (otomotiv) uzun yıllardır ilk sırada yer almaktadır.


15. Eğitimli ve nitelikli genç nüfusun, kendi ülkesindeki imkanların yetersizliği nedeniyle başka ülkelere gitmesi durumuna ne ad verilir?

A) Mübadele B) Beyin Göçü C) Mevsimlik Göç D) İç Göç E) Sosyal Hareketlilik

Cevap: B Açıklama: Beyin göçü, bir ülkenin en önemli beşeri sermayesini kaybetmesi anlamına gelir ve uzun vadeli kalkınma için büyük bir sorundur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top