
“Türk modernleşme sürecini, Milli Mücadele dönemini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini tarihsel bir perspektifle ele alır. Osmanlı Devleti’nin son döneminden Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süreci, yapılan inkılapları ve Atatürk ilkelerinin dayandığı temel düşünce sistemini akademik bir disiplinle sunar.”
ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ I DERS NOTLARI
Ünite 1: Osmanlı Devleti’nde Modernleşme Hareketleri
Osmanlı Devleti, 16. yüzyılda üç kıtada ve denizlerde egemenlik kurarak bir dünya gücü haline gelmişti. Ancak bu parlak dönemin ardından, özellikle Coğrafi Keşifler ve Avrupa’daki bilimsel-ekonomik gelişmelerle birlikte güç dengeleri değişmeye başladı. 17. yüzyılın sonlarından itibaren devlet, ciddi bir “buhran” veya “bunalım” devrine girdi.
Lale Devri (1718-1830): Modernleşmenin ilk evrelerinden biri olarak kabul edilen Lale Devri, 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayan bir barış ve restorasyon dönemidir. Bu döneme Damat İbrahim Paşa ve III. Ahmet damga vurmuştur. Avrupa’ya ilk kez geçici elçiler gönderilmiş (Yirmisekiz Mehmet Çelebi gibi), Batı’daki yaşam tarzı ve teknik gelişmeler yerinde gözlemlenmiştir. En önemli yenilik, İbrahim Müteferrika tarafından 1727’de kurulan ilk Türk matbaasıdır. Ancak bu dönem, lüks tüketim ve eğlencenin halktaki ekonomik sıkıntıyla birleşmesi sonucu Patrona Halil İsyanı ile kanlı bir şekilde sona ermiştir.
III. Selim ve Nizam-ı Cedit: Osmanlı modernleşme tarihinin en köklü adımlarından biri III. Selim döneminde atılmıştır. Sultan, devletin kötü gidişatını durdurmak için devlet adamlarından “Layiha” adı verilen raporlar istemiştir. Bu raporlar doğrultusunda “Nizam-ı Cedit” (Yeni Düzen) adı verilen kapsamlı bir ıslahat programı başlatılmıştır. Bu kapsamda Avrupa tarzında eğitim gören Nizam-ı Cedit ordusu kurulmuş, bu ordunun masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedit hazinesi oluşturulmuştur. III. Selim döneminde Londra, Paris ve Viyana gibi başkentlerde ilk daimi elçilikler açılmış, böylece sürekli diplomasiye geçilmiştir. Ancak yeniliklerin Yeniçeri Ocağı gibi eski kurumlarla çatışması, 1807 Kabakçı Mustafa İsyanı’na ve III. Selim’in tahttan indirilmesine yol açmıştır.
Ünite 2: Kurumsal Modernleşme Dönemi – I
Sultan II. Mahmut Dönemi (1808-1839): II. Mahmut, kaos ortamında tahta çıkmış ve önceliği merkezi otoriteyi güçlendirmeye vermiştir. 1808’de taşradaki güçlü yerel otoriteler (ayanlar) ile “Senet-i İttifak” imzalanmıştır. Bu belge, padişahın yetkilerini sınırlaması bakımından Türk demokrasi tarihinin ilk adımı sayılır. II. Mahmut döneminin en radikal olayı, 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıdır (Vaka-i Hayriye). Yerine “Asakir-i Mansure-i Muhammediye” adıyla modern bir ordu kurulmuştur. Ayrıca devlet yönetiminde Divan-ı Hümayun yerine Nazırlıklar (Bakanlıklar) kurulmuş, ilk nüfus sayımı yapılmış, pasaport uygulamasına geçilmiş ve memurlara fes ve pantolon giyme zorunluluğu getirilmiştir.
Tanzimat Fermanı (1839): II. Mahmut’un ölümü sonrası tahta çıkan Abdülmecit döneminde, Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanan Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu) ilan edilmiştir. Bu fermanla Osmanlı tebaasının can, mal ve namus güvenliği devlet garantisine alınmış, vergi adaleti ve askerlik süresinin belirlenmesi gibi maddeler getirilmiştir. Tanzimat, padişahın kendi yetkilerini kanun gücüyle sınırladığı bir hukuk devleti aşamasıdır.
Islahat Fermanı (1856): Kırım Savaşı sonrası ilan edilen bu ferman, özellikle gayrimüslim vatandaşlara yönelik hakları genişletmiştir. Avrupalı devletlerin baskısıyla hazırlanan ferman, Müslüman ve gayrimüslim tebaayı tamamen eşit hale getirmeyi amaçlamıştır. Ancak bu durum, devletin asıl unsuru olan Müslüman halk arasında tepkilere ve Kuleli Vakası gibi muhalif örgütlenmelere neden olmuştur.
Ünite 3: Kurumsal Modernleşme Dönemi (1876-1908)
Birinci Meşrutiyet ve Kanun-i Esasi: Genç Osmanlıların baskısıyla 23 Aralık 1876’da Türk tarihinin ilk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan edilmiştir. Bu anayasa ile meşruti monarşi dönemine geçilmiş, Mebusan Meclisi ve Ayan Meclisi’nden oluşan bir parlamento açılmıştır. Ancak 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) bahane edilerek II. Abdülhamit tarafından meclis tatil edilmiştir.
II. Abdülhamit Dönemi ve Eğitim: Padişahın meclisi kapalı tuttuğu 30 yıllık dönemde, devletin bekası için eğitim ve kurumsallaşmaya büyük önem verilmiştir. Her vilayette idadiler (liseler) ve rüştiyeler (ortaokullar) açılmış, modern eğitim seferberliği başlatılmıştır. Günümüzün pek çok köklü lisesi bu dönemde kurulmuştur. Askeri okullar ve yükseköğretim (Darülfünun) geliştirilmiş, ancak bu okullardan yetişen yeni nesil aydınlar zamanla Abdülhamit yönetimine karşı bir muhalefet odağı haline gelmiştir.
Ünite 4: Osmanlı Fikir Hareketleri
İmparatorluğun dağılmasını önlemek amacıyla Osmanlı aydınları çeşitli fikir akımları geliştirmişlerdir:
- Osmanlıcılık: Din ve ırk farkı gözetmeksizin herkesi “Osmanlı” kimliği altında birleştirmeyi savunur. Tanzimat’ın temel felsefesidir ancak Balkan isyanlarıyla etkisini yitirmiştir.
- İslamcılık (Pan-İslamizm): II. Abdülhamit’in resmi politikası haline gelmiştir. Müslüman tebaayı halife etrafında toplayarak birliği sağlamayı amaçlar.
- Batıcılık: Kurtuluşun ancak Avrupa’nın bilim, teknik ve yaşam tarzını benimsemekle mümkün olacağını savunur.
- Türkçülük: Diğer akımların başarısız olmasıyla öne çıkmıştır. Türklerin kültürel ve siyasi birliğini hedefleyen bu akım, özellikle İkinci Meşrutiyet sonrası güçlenmiştir.
- Adem-i Merkeziyetçilik: Prens Sabahattin tarafından savunulan, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini ve ekonomik liberalizmi öngören akımdır.
İttihat ve Terakki Cemiyeti, bu fikir ikliminde gizli bir örgüt olarak doğmuş ve 1908’de meşrutiyetin yeniden ilanını sağlayarak iktidara gelmiştir.
Ünite 5: Osmanlı Dış Politikası
Osmanlı dış politikası 19. yüzyılda “denge siyaseti” üzerine kurulmuştur. Büyük devletler arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak varlığını sürdürme stratejisi izlenmiştir.
- Mısır Meselesi: Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı, devleti Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması’nı imzalamaya zorlamış, bu da Boğazlar sorununu uluslararası bir krize dönüştürmüştür.
- Kırım Harbi (1853-1856): Rusya’ya karşı İngiltere ve Fransa ile ittifak yapılmıştır. Savaş sonunda 1856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupa garantisine alınmıştır.
- Berlin Antlaşması (1878): 93 Harbi mağlubiyeti sonrası imzalanmıştır. Sırbistan, Romanya ve Karadağ bağımsız olmuş, Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakılmıştır. Ermeni meselesi ilk kez uluslararası bir metne girmiştir.
Ünite 6: Modernleşme Döneminde Osmanlı Ekonomisi
Osmanlı ekonomisi, klasik dönemdeki devlet müdahaleci ve iaşeci yapısından 19. yüzyılda liberal bir sisteme evrilmiştir. 1838 Baltalimanı Ticaret Sözleşmesi ile gümrük duvarları indirilmiş, Osmanlı pazarı İngiliz mallarına açılmıştır. Bu durum yerli sanayinin çökmesine neden olmuştur.
Savaş masrafları ve kalkınma hamleleri için ilk kez 1854 Kırım Savaşı sırasında dış borç alınmıştır. Ancak borçların verimli kullanılamaması devleti iflasa sürüklemiş, 1881’de alacaklı devletlerin kurduğu “Düyun-ı Umumiye İdaresi” ile devletin pek çok gelir kaynağına el konulmuştur. İkinci Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki, yabancı sermaye bağımlılığından kurtulmak için “Milli İktisat” politikasını başlatmış ve 1914’te kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırmıştır.
Ünite 7: Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti
Savaş öncesi Avrupa’da İtilaf (İngiltere, Fransa, Rusya) ve İttifak (Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya) blokları oluşmuştu. Osmanlı Devleti başlangıçta tarafsız kalsa da diplomatik yalnızlıktan kurtulmak ve kaybettiği toprakları geri almak için Almanya ile gizli bir ittifak yapmıştır.
Savaşa Giriş: Akdeniz’de İngilizlerden kaçan Alman gemileri Goeben ve Breslau’nun (Yavuz ve Midilli) Osmanlı’ya sığınması ve bu gemilerin Karadeniz’deki Rus limanlarını bombalamasıyla Osmanlı Devleti savaşa fiilen girmiştir.
Savaşılan Cepheler:
- Taarruz Cepheleri: Kafkasya (Sarıkamış faciası) ve Kanal (Süveyş).
- Savunma Cepheleri: Çanakkale (Büyük bir zafer kazanılmış, savaşın süresi uzamıştır), Irak-Musul, Suriye-Filistin ve Hicaz-Yemen.
- Müttefiklere Yardım Cepheleri: Galiçya, Makedonya, Romanya.
Savaş boyunca Ermeni tehciri gibi kritik olaylar yaşanmış, İtilaf devletleri gizli antlaşmalarla (Sykes-Picot gibi) Osmanlı topraklarını paylaşmışlardır. Bulgaristan’ın savaştan çekilmesi ve müttefiklerin yenilmesiyle Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918’de ağır şartlar içeren Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kalmıştır.
Ünite 8: Ermeni Meselesi
Ermeni Meselesi, 19. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı Devleti’ni parçalamaya yönelik “Şark Meselesi”nin bir parçası olarak uluslararası gündeme taşınmıştır. Tarihsel süreçte “Millet-i Sadıka” olarak anılan Ermeniler, Fransız İhtilali’nin milliyetçilik akımı ve büyük devletlerin (özellikle Rusya ve İngiltere) kışkırtmalarıyla bağımsızlık arayışına girmişlerdir.
Gelişim Süreci ve Berlin Antlaşması: Mesele, ilk kez 1878 Berlin Antlaşması’nın 61. maddesiyle uluslararası bir belgeye girmiştir. Bu madde, Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde reform yapılmasını ve bu reformların büyük devletlerin denetiminde olmasını öngörüyordu. Bu durum, Osmanlı’nın iç işlerine müdahalenin kapısını aralamıştır. Aynı dönemde Hınçak ve Taşnak gibi ihtilalci cemiyetler kurulmuş, Erzurum, Sason ve Zeytun gibi bölgelerde silahlı isyanlar başlatılmıştır.
Birinci Dünya Savaşı ve Sevk/İskan Kanunu (1915): Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusya ile iş birliği yapan bazı Ermeni çetelerinin orduyu arkadan vurması ve sivil halka yönelik katliamları üzerine, Osmanlı hükümeti 27 Mayıs 1915’te “Sevk ve İskan Kanunu”nu (Tehcir) çıkarmıştır. Bu geçici kanunla, savaş bölgelerindeki Ermeni nüfus, güvenlik gerekçesiyle devletin daha güvenli güney bölgelerine (Suriye ve Lübnan) nakledilmiştir. Bu süreç, askeri bir zorunluluk olarak uygulanmış; nakil sırasında yaşanan olumsuzluklar ve çatışmalar günümüzde hala siyasi tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Ünite 9: Milli Mücadele Dönemi – I
Osmanlı Devleti’nin 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesi, imparatorluğun fiilen sona erdiğinin ve Anadolu’nun işgale açık hale geldiğinin belgesidir. Özellikle 7. madde (stratejik noktaların işgali) ve 24. madde (Vilayet-i Sitte’de karışıklık çıkarsa işgal edilmesi) vatanın bütünlüğünü tehdit ediyordu.
M. Kemal Paşa’nın İstanbul Faaliyetleri: Suriye cephesinden dönen Mustafa Kemal, İstanbul’da kaldığı altı ay boyunca kurtuluş yolları aramış, arkadaşlarıyla toplantılar yapmış ve “Geldikleri gibi giderler” sözüyle kararlılığını ortaya koymuştur. Ancak kurtuluşun İstanbul’da değil, Anadolu’da milletle beraber olacağına inanmıştır.
Anadolu’ya Geçiş (19 Mayıs 1919): Mustafa Kemal, 9. Ordu Kıtaatı Müfettişi olarak geniş yetkilerle Samsun’a görevlendirilmiştir. Resmi görevi asayişi sağlamak olsa da asıl amacı milli direnişi başlatmaktı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı, Türk tarihinin dönüm noktası ve Milli Mücadele’nin başlangıcı kabul edilir.
Ünite 10: Milli Mücadele Dönemi – II
Direnişin kurumsal bir yapıya kavuşması bu evrede gerçekleşmiştir. Mustafa Kemal, Samsun’dan Havza’ya geçerek ilk genelgesini yayımlamış ve halkı işgallere karşı protesto mitinglerine davet etmiştir.
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Milli Mücadele’nin “ihtilal bildirisi” niteliğindedir. “Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir” tespitiyle gerekçe; “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ifadesiyle de amaç ve yöntem belirlenmiştir. Ayrıca Sivas’ta milli bir kongrenin toplanması çağrısı yapılmıştır.
Erzurum ve Sivas Kongreleri:
- Erzurum (23 Temmuz 1919): Toplanış amacı bölgesel olsa da alınan kararlar ulusaldır. İlk kez manda ve himaye reddedilmiş, milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu vurgulanmıştır. Temsil Heyeti ilk kez burada oluşturulmuştur.
- Sivas (4 Eylül 1919): Tamamen ulusal bir kongredir. Tüm cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” altında birleştirilmiştir. Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiş, Temsil Heyeti tüm vatanı temsil eder hale gelmiştir.
Misak-ı Milli ve İstanbul’un İşgali: Temsil Heyeti’nin Ankara’ya gelmesi (27 Aralık 1919) sonrası, son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul’da toplanmış ve bağımsızlık programı olan Misak-ı Milli‘yi kabul etmiştir. Bu karara tepki gösteren İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal etmiş ve meclisi dağıtmıştır.
Ünite 11: I. TBMM Dönemi
İstanbul’un işgali ve meclisin dağıtılması, Ankara’da yeni bir meclisin açılmasına meşruiyet kazandırmıştır. 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin tek temsilcisi olmuştur.
Meclisin Özellikleri:
- Kuvvetler Birliği: Yasama, yürütme ve yargı yetkileri mecliste toplanmıştır (Savaş şartları gereği).
- Meclis Hükümeti Sistemi: Meclis başkanı aynı zamanda hükümetin de başkanıdır.
- Kurucu Meclis: Yeni bir devlet ve anayasa (1921 Teşkilat-ı Esasiye) oluşturmuştur.
Ayaklanmalar ve Tedbirler: Meclise karşı İstanbul hükümetinin kışkırtmasıyla çıkan (Anzavur, Kuva-yı İnzibatiye) ve azınlıkların çıkardığı ayaklanmalar; Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılarak ve İstiklal Mahkemeleri kurularak bastırılmıştır. Bu süreçte düzenli orduya geçiş çalışmaları da hızlanmıştır.
Ünite 12: Milli Mücadele’nin Mali Kaynakları
Bir devletin ordusuz, ordunun ise parasız olması imkansızdır. Milli Mücadele, ekonomik iflasın eşiğindeki bir toplumun fedakarlıklarıyla finanse edilmiştir.
Tekalif-i Milliye Emirleri (7-8 Ağustos 1921): Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ordunun acil ihtiyaçlarını (giyecek, yiyecek, binek hayvanı, silah) karşılamak için çıkarılmıştır. Halk, elindeki malın bir kısmını sonradan geri almak üzere orduya vermiştir. Bu emirler, Türk milletinin topyekün savaş örneğidir.
Diğer Kaynaklar:
- Dış Yardımlar: Sovyet Rusya’nın gönderdiği altın ve silahlar, Azerbaycan ve Hindistan Müslümanlarının topladığı yardımlar kritik rol oynamıştır.
- İç Kaynaklar: Men-i İsrafat Kanunu, gümrük gelirleri, tekellerden gelen paralar ve bağışlar (teberruat) kullanılmıştır.
Ünite 13: İstiklal Harbi
Milli Mücadele askeri safhası üç ana cephede yürütülmüştür:
- Doğu Cephesi: Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu, Ermenileri mağlup etmiş ve Gümrü Antlaşması(3 Aralık 1920) imzalanmıştır. Bu, TBMM’nin ilk askeri ve siyasi başarısıdır.
- Güney Cephesi: Fransız ve Ermeni işgaline karşı Kuva-yı Milliye direnişi (Maraş, Urfa, Antep) yapılmıştır. Fransızlar, Sakarya zaferi sonrası Ankara Antlaşması ile bölgeyi terk etmiştir.
- Batı Cephesi: Yunanlılara karşı düzenli ordunun savaştığı cephedir.
- I. ve II. İnönü: Yunan ilerleyişi durduruldu.
- Kütahya-Eskişehir: Türk ordusunun tek yenilgisi ve Sakarya’nın doğusuna çekiliş.
- Sakarya Meydan Muharebesi: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” emriyle kazanılan, Türk tarihinin geri çekilişini durduran büyük zafer.
- Büyük Taarruz ve 30 Ağustos: Yunan ordusunun imha edildiği ve Anadolu’nun temizlendiği nihai darbedir.
Ünite 14: Milli Mücadele’nin Dış İlişkileri
Askeri zaferler, diplomatik başarıları beraberinde getirmiştir.
Önemli Antlaşmalar:
- Moskova Antlaşması (1921): Sovyet Rusya ile imzalanmış, Misak-ı Milli’yi ilk kez büyük bir Avrupa devleti tanımıştır.
- Ankara Antlaşması (1921): Fransa ile imzalanmış, Hatay hariç güney sınırı çizilmiştir.
- Mudanya Mütarekesi (1922): Türk-Yunan savaşı bitmiş; Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşsız kurtarılmıştır.
Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923): Yeni Türk devletinin tapu senedidir. Tam bağımsızlık tescillenmiş; kapitülasyonlar kaldırılmış, Ermeni iddiaları son bulmuş, borçlar yapılandırılmış ve azınlıklar Türk vatandaşı sayılarak dış müdahale önlenmiştir. Musul ve Hatay meseleleri ise sonraya bırakılmıştır.
ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ I GENEL DENEME SINAVI
1. Osmanlı Devleti’nde Batı tarzında ilk teknik yeniliklerin yapıldığı ve Avrupa’ya ilk geçici elçilerin gönderildiği dönem aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tanzimat Dönemi
- B) Lale Devri
- C) Nizam-ı Cedit Dönemi
- D) Meşrutiyet Dönemi
Doğru Cevap: B Açıklama: 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayan Lale Devri’nde, Avrupa’daki gelişmelerin takibi için ilk kez elçiler gönderilmiş ve ilk Türk matbaası kurulmuştur.
2. II. Mahmut döneminde 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması olayına tarihte ne ad verilir?
- A) Sened-i İttifak
- B) Kabakçı Mustafa İsyanı
- C) Vaka-i Hayriye
- D) Kuleli Vakası
Doğru Cevap: C Açıklama: Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılarak yerine modern “Asakir-i Mansure-i Muhammediye” ordusunun kurulması, “Hayırlı Olay” anlamına gelen Vaka-i Hayriye olarak adlandırılır.
3. Osmanlı tebaasının can, mal ve namus güvenliğini devlet garantisine alan ve padişahın kanun gücünün üstünlüğünü kabul ettiği ilk belge hangisidir?
- A) Islahat Fermanı
- B) Kanun-i Esasi
- C) Tanzimat Fermanı
- D) Teşkilat-ı Esasiye
Doğru Cevap: C Açıklama: 1839 Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti’nde hukuk devleti anlayışına geçişin ilk önemli adımıdır ve padişah kendi yetkilerini kanunla sınırlamıştır.
4. İmparatorluğun dağılmasını önlemek amacıyla “din ve ırk farkı gözetmeksizin herkesin kanun önünde eşitliğini” savunan fikir akımı hangisidir?
- A) İslamcılık
- B) Türkçülük
- C) Batıcılık
- D) Osmanlıcılık
Doğru Cevap: D Açıklama: Osmanlıcılık akımı, tüm tebaayı ortak bir “Osmanlı” kimliği altında birleştirerek ayrılıkçı isyanları durdurmayı amaçlamıştır.
5. Osmanlı Devleti’nin 1881 yılında dış borçlarını ödeyememesi üzerine, alacaklı devletlerin gelir kaynaklarına el koymak için kurduğu idare hangisidir?
- A) İrad-ı Cedit
- B) Düyun-ı Umumiye
- C) Bank-ı Dersaadet
- D) Kapitülasyon İdaresi
Doğru Cevap: B Açıklama: Düyun-ı Umumiye (Genel Borçlar İdaresi), Osmanlı’nın ekonomik bağımsızlığını büyük ölçüde yitirmesine neden olan uluslararası bir mali denetim kurumudur.
6. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nin kazandığı en büyük savunma zaferi olan ve savaşın süresini uzatan cephe hangisidir?
- A) Kafkas Cephesi
- B) Kanal Cephesi
- C) Çanakkale Cephesi
- D) Irak Cephesi
Doğru Cevap: C Açıklama: Çanakkale Zaferi, İtilaf Devletleri’nin yardımının Rusya’ya ulaşmasını engellemiş, Rusya’da ihtilale zemin hazırlamış ve savaşın ömrünü en az iki yıl uzatmıştır.
7. 1915 yılında savaş bölgelerindeki Ermeni nüfusun güvenlik gerekçesiyle Suriye ve Lübnan gibi bölgelere nakledilmesini sağlayan kanun aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hıyanet-i Vataniye Kanunu
- B) Sevk ve İskan Kanunu (Tehcir)
- C) Tekalif-i Milliye
- D) Takrir-i Sükun
Doğru Cevap: B Açıklama: Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslarla iş birliği yapan çetelerin faaliyetlerini durdurmak ve ordu güvenliğini sağlamak amacıyla çıkarılan geçici bir kanundur.
8. Milli Mücadele’nin gerekçe, amaç ve yönteminin ilk kez belirtildiği ihtilal belgesi niteliğindeki genelge hangisidir?
- A) Havza Genelgesi
- B) Amasya Genelgesi
- C) Erzurum Kongresi Kararları
- D) Sivas Kongresi Beyannamesi
Doğru Cevap: B Açıklama: Amasya Genelgesi’nde “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” denilerek milli egemenliğe dayalı kurtuluşun yöntemi çizilmiştir.
9. Anadolu’daki tüm milli direniş cemiyetleri hangi kongrede tek bir çatı altında (Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti) birleştirilmiştir?
- A) Erzurum Kongresi
- B) Balıkesir Kongresi
- C) Sivas Kongresi
- D) Alaşehir Kongresi
Doğru Cevap: C Açıklama: Sivas Kongresi ile yerel direniş hareketleri birleştirilerek Milli Mücadele tek bir merkezden yönetilmeye başlanmıştır.
10. Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen ve Milli Mücadele’nin bağımsızlık programı olan belge hangisidir?
- A) Teşkilat-ı Esasiye
- B) Misak-ı Milli
- C) Mondros Mütarekesi
- D) Amasya Protokolü
Doğru Cevap: B Açıklama: Misak-ı Milli, Türk vatanının sınırlarını ve bağımsızlık şartlarını belirleyen temel metindir. Kabulü sonrası İstanbul resmen işgal edilmiştir.
11. I. TBMM döneminde yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tek bir kurumda toplanmasının temel nedeni nedir?
- A) Demokratik bir yapı kurmak
- B) Padişahın yetkilerini devralmak
- C) Savaş şartlarında hızlı karar alıp uygulamak
- D) Tek partili sisteme geçmek
Doğru Cevap: C Açıklama: Olağanüstü savaş koşulları nedeniyle “Güçler Birliği” ilkesi benimsenerek meclisin otoritesi ve işlem hızı artırılmıştır.
12. Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ordunun ihtiyaçlarını halktan karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından çıkarılan emirler hangisidir?
- A) Men-i İsrafat Kanunu
- B) Hıyanet-i Vataniye
- C) Tekalif-i Milliye Emirleri
- D) Takrir-i Sükun
Doğru Cevap: C Açıklama: Tekalif-i Milliye ile Türk milleti, elindeki yiyecek, giyecek ve araç gerecin bir kısmını bedeli sonradan ödenmek üzere orduya vererek topyekün bir dayanışma sergilemiştir.
13. Milli Mücadele döneminde düzenli ordunun Yunan ilerleyişine karşı kazandığı ilk askeri başarı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) I. İnönü Muharebesi
- B) II. İnönü Muharebesi
- C) Sakarya Meydan Muharebesi
- D) Büyük Taarruz
Doğru Cevap: A Açıklama: I. İnönü Zaferi, TBMM’ye olan güveni artırmış, düzenli ordunun rüştünü ispatlamış ve Londra Konferansı’na davet edilmesini sağlamıştır.
14. Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhasını sona erdiren ve İstanbul, Boğazlar ile Doğu Trakya’nın savaşsız kurtarılmasını sağlayan belge hangisidir?
- A) Mondros Mütarekesi
- B) Mudanya Mütarekesi
- C) Ankara Antlaşması
- D) Moskova Antlaşması
Doğru Cevap: B Açıklama: Büyük Taarruz sonrası imzalanan Mudanya Mütarekesi ile İtilaf Devletleri Anadolu’daki yenilgiyi kabul etmiş ve diplomatik süreç başlamıştır.
15. Yeni Türk devletinin tam bağımsızlığının uluslararası alanda tescillendiği ve “Tapu Senedi” olarak kabul edilen antlaşma hangisidir?
- A) Gümrü Antlaşması
- B) Kars Antlaşması
- C) Lozan Barış Antlaşması
- D) Montrö Boğazlar Sözleşmesi
Doğru Cevap: C Açıklama: Lozan Antlaşması ile kapitülasyonlar kaldırılmış, azınlık meseleleri çözülmüş ve yeni Türk Devleti tüm dünya tarafından resmen tanınmıştır.
auzefcampus.com.tr olarak, AUZEF yolculuğunda akademik başarıyı hedefleyen öğrenci dostlarımıza rehberlik etmek için bu içerikleri hazırlıyoruz. Temel gayemiz, sadece sınav kağıtlarını doğru yanıtlarla doldurmanıza yardımcı olmak değil, aynı zamanda edindiğiniz teorik bilgileri hayatınızda birer yetkinliğe dönüştürmenizi sağlamaktır. Paylaştığımız bu akademik notların ve stratejilerin her alanda vizyonunuzu genişletmenize ve kariyer basamaklarını daha emin adımlarla tırmanmanıza vesile olmasını temenni ediyoruz.
