Okul Öncesi Eğitim Programları II 

1. Ünite: Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları

Türk Millî Eğitiminin temel amacı, Atatürk inkılap ve ilkelerine bağlı, millî ve manevi değerleri benimseyen, beden ve ruh bakımından sağlıklı, hür düşünce gücüne sahip yurttaşlar yetiştirmektir. Okul öncesi eğitimi ise bu genel amaçlar doğrultusunda çocukların gelişimini desteklemeyi, onları ilkokula hazırlamayı, dezavantajlı çevrelerden gelenler için ortak bir yetiştirme ortamı oluşturmayı ve Türkçeyi doğru konuşmalarını sağlamayı hedefler. Program; çocuk merkezli, esnek, oyun temelli ve sarmal bir yapıdadır. Konuların amaç değil, kazanımlara ulaşmak için birer “araç” olduğu vurgulanır. Kaliteli bir okul öncesi eğitimi, çocuğun tüm gelişim alanlarını bütüncül bir şekilde destekleyerek yaşam boyu başarının temelini atar.

Örnek: Sınıfta yapılan bir “yardımlaşma” etkinliği ile çocukların paylaşma davranışını geliştirmesi, hem okul öncesi eğitimin ilkelerine hem de Türk Millî Eğitiminin “topluma yararlı birey yetiştirme” genel amacına hizmet eder.

2. Ünite: Okul Öncesi Eğitimin Planlanması ve Uygulanması

Eğitim süreci planlanırken öncelikle çocukların gelişimsel düzeyleri (36-72 ay), ilgi ve ihtiyaçları ile çevre koşulları belirlenmelidir. 2013 programında “amaç ve hedef davranış” yerine “kazanım ve göstergeler” kavramı getirilmiştir; kazanımlar nihai sonucu, göstergeler ise gözlenebilir adımları ifade eder. Planlama aylık ve günlük olarak yapılır; yıllık plan 2013 programıyla kaldırılmıştır. Sınıf ortamı; blok, kitap, müzik, sanat, fen ve dramatik oyun gibi “öğrenme merkezleri”ne ayrılmalıdır. Günlük eğitim akışı; güne başlama zamanı, oyun zamanı, etkinlik zamanı ve günü değerlendirme zamanı gibi rutinlerden oluşur. Öğretmen bu süreçte çocukların keşiflerini destekleyen bir rehber konumundadır.

Örnek: Bir öğretmenin, çocukların o günkü merakına göre fen merkezine yeni büyüteçler ekleyerek günlük planında anlık bir güncelleme yapması, programın “esneklik” özelliğinin bir uygulamasıdır.

3. Ünite: Okul Öncesi Eğitim Programında Değerlendirme

Okul öncesinde değerlendirme; çocuğun, programın ve öğretmenin değerlendirilmesi olmak üzere üç boyutludur. Sonuçtan ziyade sürece odaklanan “otantik” ve performans temelli yöntemler esastır. Çocukların gelişimini izlemek için en etkili yol sistematik gözlemdir; elde edilen veriler “Gelişim Gözlem Formu”na kaydedilir ve dönem sonunda “Gelişim Raporu”na dönüştürülür. Ayrıca çocuk ve öğretmenin seçtiği ürünlerin toplandığı “Gelişim Dosyası” (portfolyo) ailelerle paylaşılır. Programın değerlendirilmesi için “Günü Değerlendirme Zamanı”ndaki çocuk görüşleri ve etkinlik tartışmaları kullanılır. Öğretmen ise “öz değerlendirme” yoluyla kendi performansını ve mesleki gelişim ihtiyaçlarını sorgulayarak süreci iyileştirir.

Örnek: Bir öğretmenin, öğrencisinin yaptığı resimleri ve yazdığı ses kayıtlarını bir yıl boyunca portfolyo dosyasında toplayıp, sene sonunda aileye çocuğun katettiği ilerlemeyi bu somut kanıtlarla sunması.

4. Ünite: Türkçe ve Okuma Yazmaya Hazırlık Etkinlikleri

Türkçe etkinlikleri, çocukların Türkçeyi doğru konuşmalarını, iletişim becerilerini geliştirmelerini ve kitaplara karşı olumlu tutum kazanmalarını sağlar. Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları ise kesinlikle okuma-yazma öğretmek değil; ilkokul için gerekli olan görsel algı, işitsel algı (fonolojik farkındalık), kalem tutma ve öz bakım gibi “ön becerileri” kazandırmaktır. Etkinliklerde tekerlemeler, bilmeceler, etkileşimli kitap okuma ve öykü tamamlama gibi yöntemler kullanılır. Zengin bir okuryazarlık çevresi oluşturmak adına sınıfta kitap merkezinin yanı sıra dinleme ve yazı merkezleri de bulunmalıdır. Bu çalışmalar çocukların dil bileşenlerini (ses, biçim, söz dizimi, anlam, kullanım) bütüncül olarak destekler.

Örnek: Sınıfta oynanan bir “uyaklı kelime bulma” oyunu, çocuğun sesleri ayırt etmesini sağlayarak (fonolojik farkındalık) okuma-yazmaya hazırlık becerilerini eğlenceli bir şekilde geliştirir.

5. Ünite: Matematik Etkinlikleri ve Fen Etkinlikleri

Matematik ve fen eğitiminde içerik kadar “süreç becerileri” de önemlidir. Matematik etkinliklerinde ilişki kurma, sayma, gruplama, ölçme, geometri ve örüntü gibi konular; test kağıtlarıyla değil, günlük yaşam deneyimleri ve somut nesnelerle işlenmelidir. Fen etkinlikleri ise çocuğun doğal merakını bilimsel süreç becerilerine (gözlem, tahmin, deney) dönüştürmeyi amaçlar. Doğa yürüyüşleri, mutfak etkinlikleri ve basit deneyler aracılığıyla fiziksel bilim, yaşam bilimi ve yer bilimleri kavramları keşfedilir. Fen ve matematik çalışmaları, çocukların problem çözme ve eleştirel düşünme yetilerini güçlendirir. Güvenlik, özellikle fen etkinliklerinde ekipman kullanımı ve bitki seçimi açısından öğretmenin öncelikli görevidir.

Örnek: Çocukların bahçedeki ağaçların boylarını standart olmayan bir birimle (örneğin adımlarıyla) ölçmesi, hem fen (gözlem) hem de matematik (ölçme) kazanımlarını birleştiren bir etkinliktir.

6. Ünite: Drama, Sanat ve Müzik Etkinlikleri

Sanat ve yaratıcılık, programın ruhunu oluşturur. Drama etkinliği; ısınma, canlandırma ve değerlendirme aşamalarından oluşur ve çocuğun öz güvenini, empati yeteneğini artırır. Sanat etkinliklerinde “ürün” değil, “öğrenme süreci” değerlidir; bu nedenle boyama sayfaları yerine özgür çalışmalar ve farklı materyallerle (kolaj, heykel) yaratıcılık desteklenmelidir. Müzik etkinlikleri ise ses dinleme, ritim çalışmaları ve şarkı söylemeyi kapsayarak bütüncül gelişimi sağlar. Müzik, programın içine yayılmalı ve tüm rutinlerle bütünleştirilmelidir. Bu üç alan da çocuğun duygularını ifade etmesi ve farklı kültürleri tanıması için eşsiz fırsatlar sunar.

Örnek: Çocukların klasik müzik dinlerken hissettiklerini kil hamuruyla bir heykele dönüştürmesi; müzik, sanat ve duyu eğitiminin birleştiği yaratıcı bir süreçtir.

7. Ünite: Oyun ve Hareket Etkinlikleri ile Alan Gezisi

Oyun, çocuğun en temel ihtiyacı ve en doğal öğrenme yoludur. Programda oyun; yapılandırılmamış (serbest), yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmış (kurallı) olarak üç grupta ele alınır. Günlük akışta mutlaka serbest oyun zamanı ayrılmalıdır. Hareket etkinlikleri ise motor yeterliliği, beden farkındalığını ve fiziksel zindeliği artırmayı hedefler; en az 30 dakika sürmesi ve ısınma-soğuma evrelerini içermesi önerilir. Alan gezileri ise sadece fen için değil; postaneden müzeye kadar yaşanılan çevrenin keşfi, gözlem ve araştırma becerileri için düzenlenen önemli etkinliklerdir. Geziler öncesinde hazırlık, sonrasında ise değerlendirme çalışmaları mutlaka yapılmalıdır.

Örnek: Sınıfça mahalledeki bir ekmek fırınına yapılan gezi, çocukların üretimi yerinde gözlemlemesini sağlar; okul dönüşü bu deneyimi dramatik oyun merkezinde canlandırmaları öğrenmeyi kalıcı kılar.

8. Ünite: MEB Aile Destek Eğitim Rehberleri (OBADER-EBADER)

Ailenin eğitime katılımı, kazanılan becerilerin kalıcılığı için şarttır. MEB, bu amaçla bütünleştirilmiş iki temel rehber geliştirmiştir. OBADER (36-72 Ay), okul öncesi dönem çocuklarının ailelerine yönelik; veli toplantıları, ev ziyaretleri, bültenler ve çeşitli oturumlarla aileyi sürecin ortağı yapar. EBADER (0-36 Ay) ise daha küçük yaştaki çocukların ebeveynlerine ve eğitimcilerine yönelik bakım, beslenme, sağlık ve gelişim odaklı rehberlik sunar. Bu rehberler, aile-okul tutarlılığını sağlar, ebeveynlerin çocuk gelişimi konusundaki bilinç düzeyini artırır ve özellikle risk altındaki çocuklar için koruyucu bir kalkan oluşturur.

Örnek: Bir öğretmenin OBADER rehberini kullanarak “Olumlu Disiplin” konusunda bir veli oturumu düzenlemesi, ailenin okulda öğretilen davranışları evde de desteklemesini sağlar.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top